Gecikmiş Bir Reform Müfredatın Demokratikleştirilmesi
0 | | | 11-01-2017

Mustafa Okumuş

GECİKMİŞ BİR REFORM

MÜFREDATIN DEMOKRATİKLEŞTİRİLMESİ

RAPORUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

            Rapor, Giriş bölümü hariç üç bölümden oluşmaktadır. Raporda mevcut öğretim

programlarının oldukça kapsamlı bir inceleme ve değerlendirmesi yapılmıştır. Bu inceleme

ve değerlendirmeler genel ve özel amaçlar, içerik, kazanımlar, öğrenme ve öğretmen

süreci, ölçme ve değerlendirme boyutlarını içermektedir. Ayrıca Uluslararası karşılaştırmalar

ışığından Türkiye’de dersler ve söz konusu derslere ayrılan süreler incelenmiştir. Raporda sonuçlar ortaya konulmuş ve bu sonuçlar temelinde öneriler geliştirilmiştir.
            Genel olarak incelediğimizde madde madde aşağıdaki bulgular üzerinden raporu değerlendirmemiz mümkündür.

Bunlar;

  1. Müfredat ve ders kitapları toplumumuzun temel değerleriyle tezat teşkil etmektedir. çağdaş toplumsal taleplere cevap üretememektedir.
  2. Müfredatta son yıllarda değişiklik olsa da ders kitapları hala belli bir ideolojiye bağlılığı öngörmektedir.
  3. Eğitim Bir Sen , baskıcı, aşırı ideolojik, tek tipçi, farklılıklara izin vermeyen eğitim sistemi yerine , öğrencilerimizin kendi değerleriyle barışık yetişmesini, gelişmelere açık olmalarını, böylece dünya ile rahatlıkla rekabet edebilmelerini sağlayacak bir eğitim sistemi istiyor.
  4. Yeni bir eğitim felsefesine ihtiyaç  vardır.
  5. Türkiye de tüm 15 yaş öğrencilerinin temel düzeyde bilgi ve beceriye  sahip olduğu zaman, Türkiye ekonomisinin dört katlık bir büyüme göstereceği tahmin edilmiştir.
  6. Bürokrasi Türkiye de hakimiyetini sürdürmekte olup, siyasal düşünceye dayalı olarak Türkiye’nin benimsemiş olduğu eğitim felsefesi çocuğu "şekillendirilecek nesne" olarak görmektedir.
  7. Eğitim alanında yüksek başarıyı yakalamış sistemlerin (Finlandiya, Güney Kore, Kanada, Singapur vb.)  teori ve pratikleri Türkiye’ den farklıdır. Bu üç fark:
  • Bu sistemler öğrencinin merakına, bireyselliklerine ve yaratıcılıklarına daha fazla katkıda bulunmaktadır.
  • Öğretmenlik mesleğine çok yüksek bir statü verilmektedir.
  • İşi yerine getirme sorumluluğunu okullara bırakmaktadır.
  1. Derslere ayrılan süre OECD  Ortalamasına göre düşüktür.  1. ‘den 8. Sınıfın sonuna kadar Türkiye de öğrenim gören bir öğrenci OECD’deki akranlarına göre toplam 7,5 ay daha az eğitim almaktadır.

Raporun öneriler kısmında ise gözümüze çarpan konuları şöyle özetleyebiliriz;

  • Yeni Türkiye ve demokratikleşme vizyonu ,öğretim programlarıyla bütünleştirilmelidir.
  • Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı demokratik gelişmeler, 60,70,80 ve 97 ‘de yaşanan darbelerin demokrasinin gelişimine ve hayatın olağan akışına yaptıkları olumsuz etkilere yer verilmelidir. Aynı şekilde15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişiminin milletin doğrudan müdahalesi ile  püskürtülmesi de öğrenim programlarında yer almalıdır.
  • Talim Terbiye Kurulu yeniden yapılanmalıdır. Sivilleşme, normalleşme ve demokratikleşmeye ihtiyaç vardır. (Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının görev ve sorumlulukları yeniden tanımlanmalı , eğitim sisteminde daha nitelikli , kaliteli demokratik , çoğulcu, farklılıklara önem veren, yeni  Türkiye inşa etmeyi  sağlayacak bir müfredatın ve ders kitaplarının hazırlanması için çaba göstermelidir.
  • TALİM TERBİYE Kurulu sadece programı incelemekte olup hazırlık aşamasında bir yaptırımı bulunmamaktadır.Programları hazırlamaktan sorumlu birimlerin, bu sorumluluğu yerine getirip getirmediği izlenmeli ve denetlenmelidir.
  • Ayrıntılı öğretim programları yerine standartlar benimsenmelidir.
  • Öğrencilerde okul öncesi , ilk,orta ve lise düzeylerinin her biri için ortak bir yeterlilik çerçevesi oluşturacak şekilde sınırlı sayıda ana ders, ortak ders,zorunlu ders belirlenmelidir.Seçmeli dersler ise öğrenci , veli tercihi , okul imkanları , öğretmen yeterlilikleri, çevresel ihtiyaç vb. farklı değişkenler dikkate alınarak çeşitliliğe imkan tanıyacak bir serbestlik alanı içinde yerele bırakılmalıdır.
  • Empatik ve eleştirel bir milli tarih ve kültür anlayışı benimsenmelidir.
  • Başta Tarih dersleri olmak üzere , eğitim sistemi kişiselleştirilmiş müfredattan ve ders kitaplarından arındırılmalıdır.
  • T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi , ortaokul ve lise müfredatından çıkarılmalı, ders konuları Tarih dersi içine dahil edilmelidir.
  • Din eğitimi , toplumsal talepler temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
  • Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi , İslam dini ağırlıklı olmak üzere, diğer dinleri , inançları ve ahlâki öğretileri olabildiğince nesnel bir şekilde sunulmalıdır.
  • Seçmeli Din ve Değerler eğitimi dersleri ise , İslam dinini sevdirmeyi ve benimsetmeyi esas almalı,  gerektiğinde uygulamalı olmalıdır.
  • Türkiye de Din ve Ahlak eğitimine OECD ülkelerine kıyasla  çok geç başlanmakta olup , Din ve Ahlak eğitimi 1. Sınıftan itibaren verilmelidir.
  • Kur-an dersleri , sesten şekle doğru ilerleyerek,seslerin uygun olarak kazandırıldığı ses temelli bir kur-an öğretim programı yapılandırılmalıdır.
  • Öğretim programları geliştirme süreci sürekli izlenmeli ve katılım bir şekilde geliştirilmelidir.
  • Öğretim programları ve merkezi sınavlar arasında ahenk sağlanmalıdır. Öğrenci başarılarının ölçümünde asıl rol , yetki ve sorumluluk sahibi olması gereken öğretmenler , bu konumlarını, büyük ölçüde MEB ve YÖK tarafından çerçevesi  belirlenen merkezi  sınavlara devretmek zorunda bırakılmıştır. Yani öğretmenlerin kendi eğitim süreçleri hakkında karar alma hakları önemli ölçüde kısıtlanmıştır. Bu değiştirilmeli öğretmen ve okul odaklı başarı ölçülmelidir.
  • Haftalık ders saatleri ve özellikle temel derslere ayrılan süreler azaltılmamalıdır.
  • OECD ortalamasından bir hayli düşük olduğu görülmektedir.

 

Önceki Yazılar


Balık-Karınca-İnsan Üçlemesi

 

Top